COLİN’S EROĞLU MODA’DA GREV: ÖZ İPLİK İŞ 1 MAYIS’A HAK MÜCADELESİYLE GİRİYOR

1168

COLİN’S EROĞLU MODA’DA GREV: ÖZ İPLİK İŞ 1 MAYIS’A HAK MÜCADELESİYLE GİRİYOR

30 Nisan 2026

Sendikamız Öz İplik İş,  örgütlü olduğumuz Eroğlu Moda Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. İstanbul Fabrikası önünde bir basın açıklaması yaparak grev kararını duyurdu.  Basın açıklamasıyla aynı zamanda işverenin yatırımını Mısır’a taşıdığını, İstanbul’da devam eden ve üretimde olan işçiler için ise toplu iş sözleşmesi sürecinin işveren tarafından bilinçli şekilde tıkandığı, işçilerin haklarının yok sayıldığı sendikamız tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

30 Nisan 2026 tarihinde düzenlediğimiz basın açıklamasına Genel Başkan Yardımcılarımız Muzaffer Birdoğan, İbrahim Yıldız, Samet Ceylan, Genel Sekreterimiz Turgay Ulutürk, Genel Sekreter Yardımcımız Bünyamin Bayır, Çorlu Şube Başkanımız Engin Osmanoğlu, Bursa İl Başkanımız Ekrem Saraçoğlu, Çerkezköy İlçe Sekreterimiz Tolga Ergün, örgütlenme uzmanlarımız ve çevre illerden gelen Öz İplik İş teşkilatı katıldı.

İstanbul İl Başkanımız Hacı Bayram Önal tarafından yapılan açıklamada şu değerlendirmelerde bulunuldu.

TOPLU SÖZLEŞME HAKKI ENGELLENİYOR

Sendikamız, söz konusu işyerinde 2017 yılından bu yana örgütlü ve yetkilidir. İşçilerin özgür iradesiyle toplu iş sözleşmesi yapma hakkı kazanılmıştır. Bu hak; anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış tartışmasız bir haktır.

Ancak işveren, tüm bu bağlayıcı hukuki gerçekliğe rağmen uzlaşmadan uzak bir tutum sergilemektedir. İşçilerin hak ettikleri kazanımlarını karşılamamaktadır. Adil bir toplu iş sözleşmesine yanaşmamaktadır. Süreci bilinçli şekilde tıkamakta ve hukuku açıkça hiçe saymaktadır. Bu tutum bir “tercih” değil, açık bir hak ihlali ve açık bir hukuk tanımazlıktır.

 ÜRETİM MISIR’A, HAKLAR GERİYE

İşveren önce Çorlu’daki fabrikasını kapatmış, ardından Aksaray’daki üretimini durdurmuş, şimdi ise yatırımını Mısır’a kaydırmıştır. Üstelik sadece yatırım yapmakla kalmamış, yurt dışında binlerce işçi çalıştırarak üretimini büyütmüştür.

Kendi kazancı söz konusu olduğunda sınır tanımayan bu anlayış, Türkiye’deki işçinin hakkı söz konusu olduğunda suskunluğa bürünmektedir. Mısır’da büyüyen yatırımlar, Türkiye’de küçülen hakların bahanesi olamaz! Bu ülkede üretim yapan işçi, başka ülkelerdeki ucuz emekle tehdit edilemez!

Türkiye’de kazanan, Türkiye’deki işçinin hakkını vermek zorundadır. Bu yaklaşım, elbette yalnızca bir yatırım tercihi değil. Ülkemizde istihdamı daraltan, işçiyi güvencesizliğe iten ve sendikal örgütlülüğü zayıflatmayı hedefleyen bilinçli bir politikadır.

BU BİR YATIRIM DEĞİL, EMEĞİ UCUZLATMA OPERASYONU

Bugün Türkiye’de tekstil sektörü ağır bir darboğazdan geçmektedir. Artan hayat pahalılığı karşısında işçi geçim mücadelesi verirken, bazı işverenler çözümü işçinin hakkını kısmakta ve üretimi yurt dışına kaydırmakta aramaktadır. Bu yatırım tercihi değil, emeği ucuzlatma operasyonudur!

ULUSLARARASI MARKALARA AÇIK ÇAĞRI

Tedarik zincirlerinizde yer alan bu işyerinde yaşananları görmezden gelemezsiniz. Bugün Türkiye’de yaşanan bu hak ihlallerine sessiz kalanlar, yarın dünyanın neresinde olursa olsun aynı anlayışın yaygınlaşmasına zemin hazırlamış olacaktır. Eğer bu işverenle, Mısır’daki yatırımlar dâhil olmak üzere çalışmaya devam ederseniz, bilin ki bu tutumunuz ulusal ve uluslararası kamuoyu nezdinde karşılıksız kalmayacaktır.

Emekten, adaletten ve insan haklarından yana olduğunu iddia eden tüm markaları söylemleriyle değil, somut tavırlarıyla bu sürece müdahil olmaya, işçinin yanında durmaya ve bu hukuksuzluğa karşı açık bir duruş sergilemeye davet ediyoruz.

BUGÜN İTİBARIYLA GREVDEYİZ

İşverene buradan açık ve son çağrıda bulunuyoruz. Hukuku hiçe sayan yaklaşımlardan derhal vazgeçin. İşçinin hakkını verin. Toplu iş sözleşmesi sürecini tıkayan değil, hakkaniyetle sonuçlandıran bir irade ortaya koyun.

Aksi takdirde; bugün 30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla, üretimden gelen gücümüzü kullanarak GREVE çıkıyoruz. Bu grev; hukukun çiğnenmesine karşı bir duruştur. Emeğin değersizleştirilmesine karşı bir itirazdır. İşçinin hakkını gasp eden anlayışa karşı bir mücadeledir.

1 MAYIS ÖNCESİ GÜÇLÜ MESAJ

Bugün yaptığımız bu açıklamanın tarihi de son derece anlamlıdır. 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün hemen öncesinde buradayız. Yarın alanlarda yükselecek olan işçinin sesi, sadece bir bayramın coşkusu değil, aynı zamanda emeğin yok sayılmasına, hakların gasp edilmesine ve adaletsizliğe karşı güçlü bir haykırış olacaktır.

Bizler de bugün buradan ilan ediyoruz ki;1 Mayıs’a giderken bu mücadele tüm emekçilerin ortak mücadelesidir. Bu nedenle attığımız her adım, yükselttiğimiz her ses; emeğin onuru, işçinin hakkı ve adalet için atılmış bir adımdır.


Ek Görseller